Değişiyorum ve bu çok güzel


Ne aynı kalıyor ki ben aynı kalayım?

Değişiyorum ve bu çok güzel.

Bunu söyleyebilmek bile çok güzel.

Çünkü değişimden korkan,

çekinen,

konfor alanından çıkamadığı için

karanlıkları sevdiğini zanneden biri vardı önceden.

Bak şimdi bunu da açmak gerek.


Karanlık diye tanımladığım o şey,

geçmişin bir türlü geçmediğini zannettiğim

ve geleceğin nasıl geleceğine dair

aşırı kaygılandığım bir süreçti.

Ne olduğunu anlamayıp

çırpınır dururdum o karanlıkta

ve çıkış yolunu hiç bulamazdım aydınlığa doğru.


Şimdilerde aydınlıktayken

aydınlıkta olduğumu fark edebiliyorum

ve karanlığa hazırlık yapıyorum.

Karanlıktayken karanlıkta olduğumu biliyorum

ve buna göre davranıyorum,

kendime bakım veriyorum.


Bir direnç vardı içimde.

Uzun süre karanlıkta kalan birinin

göz kapaklarından giren ışık

nasıl gözünü kapama

ve yeniden karanlığa dönme isteğiyle sonlanırsa,

sımsıkı kapıyordum kalbimi.

Şimdiyse yavaş yavaş açıyorum kalbimin göz kapaklarını,

alıştıra alıştıra.


Canlı hissediyorum.

Bu bedende oldukça canlıyım.

Acı çeken,

mutlu olmayı dileyen,

yaşamı deneyimleyen capcanlı biriyim.

Oh.