şu an neye ihtiyacım var?



“Benim için fark etmez” sanıyordum.


“Size uyarım.”


“Tamam ben hallederim.”


“Değişiklik mi? Tamam ayarlamaya çalışırım.”


(Pek de iyi hissetmiyorum ama) “Olur buluşalım”


(Bana epey uzak yermiş ama) “Olur gelirim.”


sanıyordum.


Öyle değilmiş meğer…


İnsanlara göre ben plan program konusunda nispeten ‘uyumlu’, ‘esnek’ davranabilen, ‘oh ne de güzel orta yolu bulan’ biriydim.


Öyle miydim?🙄

Eh dışardan öyleydim🤷🏻‍♀️


Ama uyum sağlama çabasına girdiğim, aman planlar bozulmasın, aksaklık olmasın, o çok yorulmasın, ona zor olmasın, aman ağzımızın tadı bozulmasın Ali Rıza Bey😅 diye sesimi çıkarmadığım ve başkalarına süslenmiş bir “Evet♥️” dediğim her an, kendime karanlıkta bırakılmış kasvetli bir “HAYIR⚫” diyordum ve inanın orada hiç ışık yoktu🙍🏻‍♀️ Değiştirilmiş plana uymak için kendi hali hazırdaki diğer planlarımı ya bozuyor ya erteliyordum. İyi hissetmediğim, dışarıda olmak istemediğim halde çoğunlukla buluşma taleplerine evet diyordum. Onun işini de ben yapıyordum, ona yakın yere de ben gidiyordum. Yapıyordum da yapıyordum kendime en büyü kötülüğü🤯


Ama sonra, kendinle farkındalık ve öz-şefkat çalışmaya başladıktan sonra, bedeninle ve duygularınla ilişki kurmayı öğrenmeye başladıktan sonra, uyum sağladığını zannettiğindeki o sıkışmışlığı bedeninde nerede hissediyorsun ve bu sana ne yapıyor? ne hissettiriyor? anlamaya başladıktan sonra, kendine bu yaptığını görmezden gelemez oluyorsun. Başkaları için söylediğin o “Evet” yerini “Şu an neye ihtiyacım var?” sorusuna bırakıyor. Ve işte orası öz-şefkat sularında yüzmeye başladığın yer. Hoş geldin🤗 kolay değil ama zor da değil❤️